Gri Trio
Murat (piyano) ve ben Berke (davul), caza merak sardigimiz ilk gunlerden beri birlikte birseyler uretme cabasi icerisindeyiz. Bu yolculugumuzun son duragi da su anki projemiz olan ‘Gri’ oldu. 2009 yazinin sonlarina dogru, ilk basta gitarist arkadasimiz Ceyhan’in da dahil oldugu dortlu bir gruptuk. Daha sonra Ceyhan’in kendi istegi ile ayrilmasindan beri trio olarak yolumuza devam ediyoruz. O donemki kadromuzda basta Ahmet Sagir vardi, lakin ocak ayinda kendisinin yurt disina tasinmasi sebebiyle bir donem bascisiz kaldik. Daha sonra Esat’in bize katilmasiyla simdiki halimizi aldik.
Genel olarak, koklerini Bill Evans’ta buldugumuz ve halen cazdaki en onemli yaklasimlardan birisi olarak kabul ettigimiz ‘interplay’ odakli piyano uclusu formatini kendimize iskelet ediniyoruz. Lakin 50’ler ve 60’larin geleneksel soundlarindan biraz daha uzak, gunumuzde daha cok Kuzey Cazi olarak adlandirilan sounda yakin bir durusumuz var. Bunda muhtemel en buyuk sebep, caz tarihindeki yeri bir Bill Evans kadar olmasa bile bizim uzerimizde neredeyse onun kadar etkisi bulunan Esbjorn Svensson ve triosudur.
Yine dinlemekten cok zevk aldigimiz ve kendi icralarimizda da buyuk olcude etkisinde kaldigimiz isimler olarak, Brad Mehldau, Avishai Cohen, The Bad Plus, Chick Corea, Herbie Hancock, Thelonious Monk gibilerini sayabiliriz.
Istanbul Jazz Festivali kapsaminda gerceklestirecegimiz performansimiz, gectigimiz aralik ayinda Nazim Hikmet Kultur Merkezi’nde duzenlenen Kadikoy Caz Gunleri kapsamindaki konserimizden beri en onemli performansimiz olacak. Bu surecte nadiren de olsa sahneye cikabilmemizi saglayan, bize kapilarini acan Kadikoy Gitar Cafe’ye ve Dogzstar’a da tesekkur ederiz.
Bize bu firsati yaratan Genc Caz etkinligi ise kisisel goruslerimize gore, ulkemizde caz adina yeni nesilde olumlu gelismeler bulundugundan ziyade durumun biraz vahim oldugunu ortaya koymakta. Bilim ve kultur-sanat alanlarinda zayif ve sikintilar ceken bir ulkeyiz ne yazik ki ve son senelerde duzenlenen Genc Caz etkinlikleri bize genc neslin bu olumsuzluklari kiramadigini, bu durumla yeterince iyi basedemedigini gosteriyor. Basta kendi performansimizda olmak uzere katilan gruplarin cogunlugunda aslinda yapilabilecek olanin cok azinin ortaya konulabildigini goruyoruz.
Caz alaninda egitim veren kurumlarin eksikligi bir yana; okullarda, ve hatta aile ortaminda dahi bu sanat dalina ilgi gosterenlerin maddi ve manevi (ki en acisi da bu) destek bulamamalari, bu buyuklukte bir ulkeden sayilari vahim duzeyde amator cazcilarin yola cikmasina ve sosyal imkanlarin da kisitliligi bunlarin birbirlerine ulasip yeterli siklikta calamamalarina sebep oluyor ki bu da caz gibi tamamen icra ve dogaclama odakli bir muzigin dogasina cok aykiri bir durum.
Cesitli formatlarda, cesitli muzisyenlerle, cesitli turlerde sik sik performans yapma imkani bulamadan, bu genc nesildeki bizlerin de bir yerlere varabilmesindeki zorluk, bizi cogu zaman umitsizlige itiyor. Lakin muzige olan tutkular yola bir sekilde devam etmemizi sagliyor. Onumuzdeki donemlerde durumun olumlu yonde degisecegini umuyoruz.
Formal bir muzik egitimi almamis, kendi cabalariyla kendini gelistirmekte olan uyelerden kurulu bir grubuz. Onumuzdeki donemi biraz daha verimli gecirebilmeyi ve bizimle birlikte yetisen ve bizden sonra da yetismeye calisacak olan bizim gibi tum amator muzisyenlerle diyalog halinde olabilmeyi umuyoruz. Cesitli alternatif projelere ve performans tekliflerine de sonuna kadar acigiz.
Gri Trio hakkında http://www.myspace.com/grinintonlari adresinden bilgi alabilirsiniz.
Bir Oğuz Güner ropörtajı