Genç Cazcılar

Emre Kartari Hacettepe Konservatuarı Caz Bölümünü Anlatıyor

Emre Kartari ile ilk kez yeni geldiği Türkiye’de İstanbul’da buluşmuştuk. Bu kez yolu eğitim projesi için sıkça geldiği Ankara’da kendisini yakalayan Ankara temsilcimiz Pınar , 2010-2011 eğitim yılında Hacettepe Üniversitesi Konservatuarı bünyesince açılacak olan caz bölümünü sordu…

Hacettepe Üniversitesi klasik müzik eğitiminde kendini kanıtlamış, son derece başarılı bir üniversite ve dünya seviyesinde eğitim olanağı sunuyor. 2010-2011 Akademik Yılı’nda faaliyete girecek olan Caz Bölümü’yle de Türkiye’de bir açığı kapatacak. Ana fikir şu: Türkiye’nin ilk konservatuarında caz bölümü de klasik bölümü kadar güçlü olabilmeli. Cazdaki seviyemizi görmek için önemli bir fırsat bu. Çok yetenekli müzisyenler var Türkiye’de, diğer taraftan komik şeyler de olmuyor değil.

Bölümün gelişimi ve sistemin oturması açısından ilk bir iki yıl çok kritik. Caz eğitimi klasik müzik eğitiminden çok farklı, bu yüzden bölüme gelecek olan hocaların katkısı çok önemli. İlk sene için yurtdışından gelecek hocalarla neredeyse on beş yıllık bir geçmişim var. Hepsi de kariyerleri oturmuş, içten, samimi ve son derece kaliteli insanlar. Türkiye’deki akademik çevreler tarafından yadırganabilecek bir özellikleri hiçbirinin doktora derecesinin olmaması ama bu müzik yaptıkları ve eğitim verdikleri yerlerde saygı duyulmamaları için bir neden oluşturmuyor. Herbiri son derece saygın ve seviyesi yüksek müzisyenler.

Bölümün ilk senesinde eğitim çalışmalarımıza destek olmaları için üç okulla bağlantı kurduk: Amerika’dan New York ve Virginia Commonwealth Üniversiteleri ile Avusturya’dan Graz Konservatuarı (ki Avrupa’nın en iyi caz okulu olarak bilinir). Hocalar bu üç okuldan gelecekler. Bunun dışında Virginia Commonwealth Üniversitesi’yle bir hoca ve öğrenci değişim programımız olacak. 2011’de en iyi iki yaylı öğrencimizi oraya yollayacağız. Ayrıca Virginia’dan da iki caz öğrencisi buraya gelecek öğrencilerimizle çalmak için.

Türkiye’de cazın öneminin ve müzikal kalitesinin anlaşılması gerekiyor. Bölümün faaliyete geçmesinin buna katkıda bulunacağına inanıyorum. Şu anda bölümle ilgili doğal kaygılar var ama ilk dönemde biteceğinden eminim. Caz bölümünün açılması fikri aslında beş yıl önce ortaya çıkmış ancak Ankara’ya gelmeye istekli hoca bulunamayınca ertelenmiş. Fikri ortaya atanlar Hacettepe Üniversitesi’nden Selçuk Geçim (Rektör Yardımcısı), Erol Belgin (Konservatuar Müdürü) ve Erol Erdinç (Orkestra Şefi). O dönemde Selçuk Geçim Amerikan Kültür Ateşesi’yle görüşmüş ve ilk çalışmalar başlamış. Bundan iki yıl önce de elçilikten Craig Dicker’ın asistanı Gözde Doğan’ın konuyla ilgili olarak Amerika’dan müzisyen getirtmek adına araştırmaya başlamasıyla proje hareket kazanmış. Genel anlamda bölümün kurulmasında Amerikan Büyükelçiliği’nin önemli bir desteği oldu. Gözde geçen yıl önce Jon Metzger’ı bulmuş, bunun üzerine Jon gelip programları yazmış, ekipman listelerini oluşturmuş. Ben de o ara İstanbul’a taşınmıştım. Jon’la beraber çalacaktık o dönemde. O sırada, yani bundan altı ay önce bana Hacettepe’ye gelip gelmek istemeyeceğimi sordular, ben de kabul ettim. Sonra hocaları davet etmeye başladık. Tüm bürokratik işlerle Gözde ilgileniyor. Ben kişilerle iletişime geçip davet ettikten sonra tüm yükü Gözde ve Craig yükleniyorlar.

Caz bölümünü hayata geçirme çalışmalarımızda ABD’deki müzik ailemin desteği çok büyük. Bu ailevi bağ benim öğrencilik yıllarıma dayanıyor aslında. Mesela Virginia Commonwealth University bir anlamda hayatımı kurtaran okuldur. Bir aile içinde büyüdüm orada. Benimle yakından ilgilenip gelişmemi sağladılar. Dolayısıyla Virginia Commonwealth Üniversitesi’nin yeri benim için başkadır.

Hacettepe’ye yurtdışından gelecek olan bu müzisyenler maddi sebeplerle gelmiyorlar, aileye yardım için burada olacaklar. İlk hoca Ekim ayında gelecek olan George “Skip” Gales. On beş yıllık hocam ve arkadaşım. Asıl caz eğitimim onunla okul dışında çalarken başladı. Yüksek seviyede piyano ve saksafon çalar, son derece sabırlı ve deneyimli bir hocadır. Ayrıca, birinci dönemde kısa, ikinci dönemdeyse uzun süreli olarak Howard Curtis gelecek, hatta bir haftalığına kendi hocası Warren Smith de ona eşlik edecek. Yine birinci dönemde Virginia’dan Yamaha sponsorluğunda trompetçi Rex Richardson gelecek. Bu isimler dışında Virginia’dan Doug Richards da gelecek, hatta okul için özel bir parça bile yazıyor. New York Üniversitesi’nden hocam basçı Mike Richmond da gelecek isimler arasında. Zamanında saksafoncu İsmet Sıral’la Türk müziğiyle cazı bir araya getiren bir albüm yapmış bir isim, aynı zamanda benim ilk albümümün de yapımcısı.

İkinci dönemde Dena DeRose Fulbright Specialist olarak gelecek. Ayrıca Amerikan Ordusu Bandosu’ndan, Beyaz Saray’ın Caz Grubu’ndan iki haftalığına dört müzisyen —bir piyanist, bir kontrbasçı, bir tromboncu ve bir saksafoncu— gelecek. Türkiye’ye gelme konusunda kendileri istekli olup başvurdular. Kimileri üniformalı oldukları için farklı düşünebilirler onlarla ilgli belki ilk etapta ama onlar herşeyden önce ver herşeyden öte müzisyenler ve buraya müziği paylaşmaya geliyorlar. Sözünü ettiğim bu hocaların hepsi buraya gelmeyi büyük bir onur olarak görüyorlar.

Verecekleri derslerin yanı sıra bu isimlerden bazılarıyla ortak projelerimiz ve konserlerimiz de olacak. Mesela Virgina Commonwealth Üniversitesi caz orkestrasıyla beraber Erol Erdinç şefliğinde Warren, Howard, “Skip” ve ben bir konser vereceğiz Kasım ayında. Bu organizasyondan elde edilen gelirle değişim programının masraflarını karşılayarak iki öğrencimizi Virginia’ya göndereceğiz. Bunlar dışında gelen hocalarla öğrencilerimiz haftanın bir günü daha sonra belirleyeceğimiz bir klüpte beraber çalacaklar ve kayıtlar yapacağız.

Bize biraz da kişisel projelerinizden bahseder misiniz?

Bu yaz üç albüm yapıyorum. İlki “Skip” Gales’in albümü, ikincisi Amerikan Ordusu Bandosu’yla yapacağımız albüm, üçüncüsüyse Virginia Commonwealth Üniversitesi’nin kadrosuyla yapacağımız çalışma. Bu albümde klasikleşmiş Amerikan folk şarkılarını herkese hitap edebilecek bir formatta, enstrümantal olarak çalmayı amaçlıyoruz. Banjo, pedal steel gibi Amerika’ya özel enstrümanlar da olacak orkestrada.

Röportaj : Pınar Gözen – Genç Cazcılar Ankara Sorumlusu