Genç Cazcılar

Doğaçlama Sohbet: Tolga Erzurumlu

Çeşitli festival ve bağımsız kulüplerin genç caz müzisyenleri için düzenledikleri yarışmaların son yıllardaki en heyecan vericilerinden biriydi JAmZZ ...

Akbank Caz Festivali programı kapsamında düzenlenen etkinliğe katılan müzisyenlerin kalitesi duyduğumuz kadarı ile jüriyi oldukça etkilemiş. Bizlerde ileride herbiri ülkemizin önemli caz ustaları arasında sayılacak gençlerle ilk röportajlarını yapmak istedik..

Kıbrıs’ta yaşayan 26 yaşındaki Tolga Erzurumlu JamZZ’da “En İyi Doğaçlama” ödülü kazandı. Babasından aldığı genlerle küçük yaşlarda müziğe başlayan genç sanatçı, Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gördüğü piyano eğitimi yanında Fransa’da 1 yıl caz eğitimi de almış.

Genç Cazcılar’dan Ezgi Kızıldere

Tolga Erzurumlu


selam tolga.

Merhaba Ayçe mi desem Ezgi mi ??

ezgi tercihimdir :)

sonunda girebildim nete. peki ezgi daha müzikal oldu.

o yüzden ezgiyi daha çok seviyorum. facebook hesabın yok galiba tolga? seni aradım bulamadım.

var da gizli olma ihtimali var. ben pek anlamam oradan :)

hemen başlayalım. keyfin nasıl şu son günlerde? hayat nasıl gidiyor?

iyiyiz allaha şükür, yoğun. sen ?

sağolasın ben de bu sıralar oldukça yoğunum. hemen müzikle başlayalım.

bekliyorum :)

son günlerde müzikal anlamda neler var hayatında? neler yapıyorsun?

hayatımda müziği doğal olarak işim gereği iş ve özel merak olarak 2 ye ayırdım. aynı profesyonellikte baksam da ikisini farklı kefeye koymak zorundayım.

nedir onlar mesela?

gece çalmak veya eğlence ortamlarında müzik yapmak, günümüzde çok farklı noktalarda. müziği her sevenle bu işe hayatını adayan insanlar aynı mekanlarda bulunabiliyorlar. tek fark dinleyen ve dinletenin müziğe sanata verdiği değer. bunu ölçecek terazi yok. o zaman müzisyenin kendine yakışır kıvamlarda işler ve projeler üretmesi lazım. o zaman başarıyı kimse tartışamaz ve iyi ve kotu müziği tartışmaya da gerek kalmaz.

peki sana en çok hangisi daha çok keyif veriyor merak ediyorum?

sosyalleşebilmek ayrı bir keyif tabi. ama şartlar dolayısıyla mekanlarımız bize pek alternatif sunamıyor. söz konusu KKTC :)

peki çocukluğundan başlayalım. 7 yaşında klavyeye başlayan tolga nasıl bir çocuktu?

7 yaşında olduğunu unutup işi ciddi şekilde benimseyen ve kesinlikle duygusal bir çocuktu.

nasıl başladı müziğe ilk ilgi?

DNAlar babadan gelme. yani müzik oradan geldi babamı örnek aldım.

direk klavye ile bir başlangıç oldu sanırım.

evet klavye. babam her zaman kaliteli olduğuna inandığım müziklerle ilgimizi yabancı müzik tarzına çekti. Ardından ilk caz kasetlerime de 8-9 yaşlarında sahip olup merağımı giderirken bana ayırt etmem gereklerden bahsetti.

babanın müzik hayatındaki rolü ve çocukluk yıllarındaki müzikal etkisini anlatır mısın?

bu işin cok çalışmak olduğunu soylerdi onları dikkatle dinlerdim. birde şunu hala bugün bile soyler..’‘Hiç bir deli sizi yolunuzdan geri çevirmesin’’ demiştir ve der…

peki özel bir an var mı? seni gülümseten sıcak bir anı mesela :)

var var

dinlemek isteriz zevkle :)

babam işten gelinceye kadar kafamı kaldırmadan çalıştığım bir parça vardı çünkü kimse göstermedi çünkü çalabileceğimi düşünmemişlerdi herhalde… Şarkıyı sürpriz olsun diye gelince çalmaya karar verdim ve babam işten döndü anahtar sesi ve sonra hemen çalmaya başladım.. Babam kasetten geldiğini düşündü ve yürüyüp geçti.. Sonra 1-2 adım geri attı sonra benim çaldığımı görünce dondu kaldı…

vay harika bir an…

böyle bir duyguydu.

seninle gurur duymuştur. peki baban müzisyen miydi?

bu anlattıgım ilk çaldığım parçanın anısıydı. 7 yaşındaydım sanırım.

bravo

babam da müzikle iç içe daha doğrusu ev öyle, sadece annem çalmaz o dinler.

babana buradan selamlarımızı yolluyoruz o zaman :)

tşk

eğitim hayatına gelelim. doğu akdeniz üniversitesi fen edebiyat fakültesi, piyano ana sanat dalı nasıl oluyor? yani normalde fen edebiyat fakültelerinde müzikle alakası olmayan bölümler olur o açıdan şaşırdım.

evet batı müziği eğitimi gördükten sonra 2009’da mezun oldum. bu süreç içerisinde burslu olarak öğrenci değişim programıyla Fransa da 1 yıl caz eğitimi de aldım.

evet devlet konservatuvarımız olmadığından bunu bulmamız bizim için büyük şanstı.

ok şimdi daha netleşti. 2009’dan sonra akademik hayat devam etti mi? master var mı?

ortaöğrenim alanında tezsiz yüksek lisansımı da tamamlayıp tahsil hayatıma nokta koydum…

çok enteresan. kıbrıs’ta eğitim sistemi buradan baya farklı anladığım kadarıyla

çok farklı, ama fazla seçenek olmadığını söyleyebilirim.

yüksek lisans ne üzerineydi?

akademik kariyer peşinde koşmadığım gerçeği de var. tercih edenler yurt dışında bu şanslarını kullanıyorlar. ortaöğrenim alanında, pedagoji :)

eğitim öğretim konularını rafa kaldıralım en iyisi yoksa içinden çıkamayacağız :) şuan neredesin? napıyorsun?

şuan kıbrıstayım.

peki orada mı devam etmek istersin müzisyenliğe yoksa istanbulda mı? istanbul bazı yönlerden seni daha tatmin edebilir..

ülkeme dönmek kaydıyla müziğimin götürdüğü her yere gitmek isterim tabi ülkemde yapacak işlerimin de olduğunu ve güzel bir gelecek için buradaki jenerasyonu da umursuyorum. kısaca burada olmayı seviyorum.

çok güzel…sevdiğin müzik tarzları nelerdir?

çok ucu acık bir konu. güzel müzik her zaman ilk tercihim..

evet ama yine de bir tercihin vardır, sana daha yakın olan…

ilgi alanım ise genel olarak caz ve modern müziklerle dolu.

bu konuda takipçilerine ve müzikseverlere önereceğin isimler var mı?

günümüzde caz bundan çok değil bundan 10 sene once bile farklıydı. ama şimdi çok farklı iskandinav yaklaşımlar avrupa’nın modern vizyonu uzak doğudaki farklı tepkiler de bunlara kucak açıyor. artık dünya çok hızlı değişiyor. takip etmek şart. ama tarihi de bilmeden yaşamamalıyız. her müziğe açık olmak gerektiğini ve müzikle uğraşırken kendi soluğumuzu bulma adına da girişimlerde bulunmalarını tavsiye ederim. kısa olarak…

isim var mı peki önerebileceğin veya ilham aldığın, seni etkileyen…

Miles Davis , Chick Corea , Herbie Hancock gibi efsane isimler daha sonra günümüzden Bugge Wesseltoft, Brad Mehldau, Eric Legnini yada en sevdiğim türk piyanist ve dünyanın en iyilerinden sayılan Aydın Esen iyi bir örnek..

hepsi çok değerli isimler gerçekten..müzik dışında başka bir şeye ilgin var mı? kültür-sanat yönünü merak ediyorum.

kültür ve sanat insanın kendi ruhuyla alakalı bir şey. entellektüel olmanın her zaman çok kitap okumaktan geldiğini de düşünmüyorum. hayat tarzıyla ve yaşayış biçimiyle ilgili bir konu olduğunu düşünüyorum. film izlemek bir ton bilgi mesela bu konuda fena sayılmam..

karşında bir film manyağı duruyor desem :)

kıbrıs’ta sınırlı sayıda sanatsal etkinlik oluyor ve bu bahsettiğimiz kültür-sanat hadiseleri toplumların talep ettiği sürece hayata geç en ve gelişen bir olgu. fırsat buldukça katılmaya çalışıyorum.

en çok sinemaya ilgin olduğunu anlıyoruz buradan.

eh işte fena değil

türkiye’ye ne sıklıkla geliyorsun?

yılda en az 1-2 kez

sadece konsere mi yoksa başka vesileler de oluyor mu?

genelde konserler veya bu tarz fırsatlar doğduğu zaman. istanbul’da bu fırsatlar çok oluyor.

daha sık gelmeni isteriz :)

her gün her saat güzel şeyler yakalayabiliyorum. orada olduğumda, inşallah. tabi bende sevinirim

jamzz nasıl bir atmosferdi?

Jamzz öncelikle bir yarışmanın yanında katılımcılar için çok motive edici bir ortamdı. çünkü işin gerçeği şu; bilinmeyen bir çok genç ve iyi müzisyenin de çok yakınımızda olduğunu bizlere hissetirdi açıkçası. bu işe gönül veren herkese teşvik oldu. tabi jurinin yeri bende çok ayrıydı…şahsen onları takip ediyor ve beğeniyle dinliyordum…

ve en iyi doğaçlama ödülü sana geldi, bu konuda neler düşünüyorsun?

çok sevindiğim bir ödül oldu. kendime en yakın bulduğum da o ödüldü.

ne güzel…

hazırlayıp gönderdiğim demoyu daha sonra arkadaşlarımla da paylaştım aldığım olumlu tepkiler de hep doğaçlama ödülüyle ilgiliydi :)

demek ki haketmişsin bu başarıyı, hem de sonuna kadar..

teşekkür ederim. yani sonuçta yine eklemek istiyorum ödül vermek her ne kadar motive edici bir amaç gütse de bence en iyi diye bir kavram söz konusu değildir… hep iyi için uğraşan müzik adamları vardır diye düşünüyorum.

aynen katılıyorum. piyanodan başka enstrüman girdi mi hayatına çok merak ediyorum..

hmm… aslında bateri çalabiliyorum ve başına oturup saatlerce kalabilirim .ritim aletlerine ilgim vardır.. Perküsyon, dijembe veya benzeri ritim ailesine ilgim çok…

röportajlarımda sormaktan ve cevabını duymaktan en çok zevk aldığım sorulardan biridir bu ve cevabın yeterince hoştu :)

evet koşullara bakarsak kıbrıs ta iyi denecek workshoplar olabiliyor..Amerika’dan muzisyenler gelip gidiyor arada sırada onların workshoplarına katılıyorum… festivaller ise daha cazip gibi duruyor çünkü canlı performans izlemenin yeri ayrı bence. kıbrıs’ta tatmin edici 3-4 festival iyi sanatçıları ağırlıyor.

yakın zaman programını öğrenebilir miyiz? istanbul var mı?

yakın zaman için pek bir planım yok. istanbul için belki seneye gelebilirim diye düşünüyorum.. uzun soluklu ve kalıcı işler yapmak benim hedeflerim arasında. mesela albüm projesi vardı yıllardır, yapmayı hedeflediğim.. bu iş çok zaman gerektiren bir iş.

aynen öyle, kolay gelsin diyoruz o zaman sana. son bir soru geliyor..

yakında hayata geçiririm diye düşünüyorum.

inşallah en yakın zamanda diyelim. 10 yıl sonra tolga erzurumluyu nerede görüyorsun?

10 yıl sonra kendimi görebileceğim yeri bilemiyorum ama şunu biliyorum ki 10 yıl sonrasını ancak şimdi yapacak olduklarım belirleyecek… yani bu heyecanla müzik yapabilmeyi, albümlerimi ve müziklerimi insanlarla paylaşabilmeyi hayal edebiliyorum…

tolga çok teşekkür ederim bu zevkli sohbetin için. sana müzik kariyerinde başarılar diliyorum şimdiden.

ben teşekkür ederim :)

Bir Ezgi Kızıldere sohbeti… (11 Kasım 2011)