Sarp Maden Yeni Albümünü Genç Cazcılar’a anlattı.
Ülkemizin yetiştirdiği değerli caz müzisyenlerinden Sarp Maden, “Ardından” adını verdiği yeni albümünü çıkarttı. Albümün raflarda olduğunu önceden internet sitemizde duyurmuştuk. Bizde Genç Cazcılar ekibi olarak; Sarp Maden’e ulaşalım, bu güzel albümün oluşumunu, sürecini Genç Cazcı arkadaşlarımızla paylaşalım istedik. Ulaştık Sarp Maden’e…
Merhaba Sarp, Öncelikle albümün hayırlı olsun. Gerçekten başarılı bir albüm olduğuna inanıyorum. Umarım hak ettiği değeri bulur. Bize biraz albümün oluşumundan bahseder misin? Süreç nasıl gelişti? Ne zamandan beri bu çalışmayı yürütüyorsun?
Teşekkürler, Umarım iyi bir çalışma olmuştur. Aslında olaylar şöyle başladı; albümde çalan kemancı arkadaşım Adnan Karaduman’la yaklaşık on yıldır beraber çalıyoruz, çalışıyoruz. Beraber kayıtlar yapıyorduk, daha sonra ortak bir alan oluşmaya başlayınca çaldıklarımızı albüm haline getirelim dedik ve başladık albüm çalışmalarına. Yaklaşık iki yıl önce başlamıştık , kayıtların çoğu da iki yıl önce yapıldı. Eylem Pelit ve Turgut Alp Bekoğlu’nun da katkılarıyla hücum kayıt şeklinde aldık ve sonra trompet (İmer Demirer) ve vokal (Şevval Sam) kayıtları alındı.
Peki bu albümde, kendi adıma söyleyeyim, biraz mistik bir hava varmış gibi hissettim. Bilmem yanlış mıyım?, parçalarda karanlık bir saund var gibi sanki. Ayrıca keman; albüme bir etno-jazz havası katmış gibi.
Evet, aslında öyle. Bu albümün böyle bir tınıya sahip olmasını istedik. Adnan Karaduman zaten Türk Müziği ustası, etnik caz yaptık. Parçalarda biraz ağır ve dediğin gibi karanlık bir hava var.
Bu parçaları yaparken, bestelerken ya da kaydederken neler hissediyorsun? Hissiyat farklı bir şey olsa gerek.
Özel günlerde, özel durumlarda beste yapmıyorum aslında. Yani bugün kötü hissediyorum, kederli hissediyorum; bugün mutluyum,duyguluyum… Böyle kalıplar içinde olmuyor pek, doğaçlama geliyor ve gelişiyor her şey. Albümlerim hep böyle oluştu.
Peki özel bir soru ; albümünü hiç korsan satıcıda gördün mü? Görsen ne yaparsın?
Hiç görmedim, görsem ne yaparım bilemem. Artık bu durum alışılagelmiş. Müziğin yayılması güzel bir şey, tabi harcanan emeğin karşılığını bulması durumu da var. Az satan albümlerin ya da şöyle söyleyeyim; dinleyicisi az olan grup ya da sanatçıların albümlerinin orijinal alınması gerekir diye düşünüyorum.
Türkiye’de caz üzerine ne söylemek istersin? Malum(!) Türkiye’de caz biraz sıkıntılı…
Türkiye’de caz, umut vaat ediyor. Gençler ilgileniyor gibi sanki, genç kuşakta büyük bir potansiyel var. Ama caz çalacak mekan konusunda büyük bir sıkıntı var. Mekanlar arttıkça, gençlerin ilgisi de artacaktır bu bağlamda gelişim kaçınılmaz.
Peki son zamanlarda dinlediğin müzikler neler? Takip ettiğin kişiler ya da gruplar var mı?
Çok fazla müzik dinliyorum. Sürekli yeni albümleri takip ediyorum ve sürekli dinliyorum. Bu soruyu biraz zor cevaplayabilirim ama en son dinlediğim albüm Aaron Parks’ın albümüydü sanırım.
Amatör cazcılara önerilerin nedir?
Caz müzisyeni olacak arkadaşlar cazı tamamen bilmeliler. Caz tarihini incelemelerini öneririm. İş derinleştikçe daha iyi öğreniliyor. Ayrıca farklı müzikler de dinlemeliler; klasik müzik, Hint müziği, Brezilya müziği, Afrika müziği, etnik müzikler felan. Açık olunmalı ve çok çok emek harcanmalı.
Son olarak; hayranların senden mesaj bekler, onlara ne söylemek istersin.
Herkese selamlar! Müziği paylaşmak güzel bir şey. Herkesi çaldığım yerlere beklerim.